
Neden sıcak hava yerine ozonsuz kızılötesi ışınları kullanıyoruz?
Dürüst olalım: Yarı iletken işlemlerinde sıcak hava kullanmak oldukça yavaş bir yöntemdir. Aslında sadece havayı ısıtıyorsunuz ve umarız bu hava da parçanızı ısıtır. Bu, çok fazla zaman kaybına neden olan bir yöntemdir.
Ozonsuz kızılötesi ışınlarını kullanmak ise durumu tamamen değiştirir. Havanın ısınmasını beklemek yerine radyasyon kullanılır. Enerji doğrudan yüzeye ulaşır; aracı yoktur. Sadece ısı vardır.
Konveksiyonun getirdiği sorunlar
Eğer sıcak hava sistemleriyle çalıştıysanız, bu durumu biliyorsunuzdur. Isınma süreleri çok uzun sürer ve termal gecikmeler ciddi bir sorundur. Ürünün şeklini değiştirdiğinizde ise hava akışını yeniden ayarlamak için saatler harcamanız gerekiyor.
Bizim kızılötesi lambalarımız bu tür sorunları ortadan kaldırır. 185 nm dalga boyunu engellemek için özel kuvars karışımları ve filtrelenmiş vericiler kullanıyoruz. Neden mi? Çünkü bu dalga boyu oksijeni ozona dönüştürür. Temiz odalarda ozon bir felakettir; her şeyi kirletir ve hassas yüzeyleri bozar. Bunu engelleyerek işlemin temiz kalmasını sağlıyoruz.
Bu yöntemin iş akışınıza sağladığı avantajlar
Kızılötesi ısıtma sayesinde daha hassas işlemler yapabilirsiniz. Tüm odayı ısıtmak zorunda kalmadan yüzeyin belirli bir noktasını ısıtabilirsiniz.
Çok hızlıdır. Gerçekten çok hızlı.
Deneyimlerimize göre, kızılötesi ışınları kullanmak sayesinde işlem süreleri %40 ila %70 oranında azalabiliyor. İhtiyaç duyulan yerde yüksek ısı yoğunluğu elde edilebilir ve sıcaklık artırılabilir veya azaltılabilir.
“Eksiklikler” (çünkü her zaman bir eksiklik vardır)
Ancak, bir kızılötesi lambayı eski bir konveksiyon fırınına koyup işlemi bitiremezsiniz.
Kızılötesi ışınlar doğrusal bir yol izler. Eğer ürününüzün derin olukları veya garip 3D şekilleri varsa, “gölgeleme” sorunu ortaya çıkar. Yani ışık o bölgeye ulaşamıyorsa, orayı ısıtamaz. Bunu düzeltmek için birden fazla lamba veya enerjiyi ölü bölgelere yansıtan reflektörler kullanmanız gerekir.
Bir diğer sorun ise, ısı transferinin çok hızlı gerçekleşmesidir. Bu yüzden kontrol cihazlarının da bu hıza ayak uydurması gerekmektedir. Eğer yavaş PID döngüleri kullanırsanız, hedef sıcaklığın üzerine çıkarsınız ve sonuçta yüzey yanar. Lambalar kadar hızlı tepki verebilen bir sistem gereklidir.